Top Nav

Senem Öztürk Ergüvenoğlu: Türk kullanıcı TransferGo’yu sevdi

Ağu 25, 2020 0 comments
Haberin Özeti
Sektörümüzden değerli isimleri ve şirketleri ağırladığımız röportaj içeriklerimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu kez konuğumuz, uluslararası para transferi şirketi TransferGo’nun Türkiye Büyümeden Sorumlu Ülke Müdürü Senem Öztürk Ergüvenoğlu oldu. Senem Hanım’la TransferGo’yu, şirketin Türkiye’de geçen iki yılını, pandemi sürecini ve platformun sevilen Arkadaş Öner programını konuştuk. Bu keyifli röportaj için kendisine teşekkür ediyor ve sizleri içeriğimizin uzun versiyonunda yer alan röportajımızla baş başa bırakıyoruz.


Sektörümüzden değerli isimleri ve şirketleri ağırladığımız röportaj içeriklerimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu kez konuğumuz, uluslararası para transferi şirketi TransferGo’nun Türkiye Büyümeden Sorumlu Ülke Müdürü Senem Öztürk Ergüvenoğlu oldu. Senem Hanım’la TransferGo’yu, şirketin Türkiye’de geçen iki yılını, pandemi sürecini ve platformun sevilen Arkadaş Öner programını konuştuk. Bu keyifli röportaj için kendisine teşekkür ediyor ve sizleri röportajımızla baş başa bırakıyoruz.

Merhaba Senem Hanım. Bize biraz TransferGo’dan bahsedebilir misiniz?

Merhaba! TransferGo, yurt dışında yaşayan kişilerin banka işlem ücretleri ödemeksizin ülkelerindeki yakınlarına para göndermelerini sağlayan uluslararası bir para transfer şirketidir. 2012 yılında İngiltere’de kurulan şirketin genel merkezi Londra’dadır. TransferGo'nun Berlin, Vilnius, Istanbul ve Varşova'da da ofisleri bulunmaktadır. TransferGo, dünya çapında 67 ülkeye ve sayısı 2 milyonu geçen müşterilerine uluslararası, hızlı ve düşük maliyetli para transferleri sunmaktadır. Düşük maliyetli olmasının ana nedeni, TransferGo'nun yenilikçi iş modelidir. Yurt dışındaki biri, para transferi emri verdiğinde, aslında para ülke değiştirmez, TransferGo’nun aracılığıyla yurt içi transfer gibi işleme geçer, bu nedenle de bilinen SWIFT ücretlerinden tasarruf edilmiş olunur.

TransferGo’nun en öne çıkan özellikleri başlıca şöyle:

  • Türkiye’deki tüm bankalara para transferi yapılabiliyor olması,
  • Kuru, transfer emrini verdiğiniz andaki orandan sabitleme özelliği,
  • Ertesi gün geçen transferlerde gönderim ücretinin olmaması,
  • Oldukça uygun bir kur sağlıyor olması,
  • İstenildiğinde yarım saatte paranın Türkiye’ye ulaştırılabiliyor olması,
  • Ve özellikle pandemi döneminde kritik olan, herşeyin tamamen dijital bir app veya web sitesi üzerinden gerçekleşiyor olması, yani evden çıkmaya ve herhangi bir şubeye gitmeye gerek olmaması.

TransferGo, Türkiye’deki ikinci yılını geride bırakmak üzere. Özet bir değerlendirmeyle bu iki yılın nasıl geçtiğini düşünüyorsunuz?

Biliyorsunuz Avrupa’da 5 milyona yakın Türkiye kökenli yurttaşımız var. Ve bu kişiler 1960’lı yıllardan itibaren başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın birçok farklı ülkesine yerleşerek bir hayat kurmuşlar. Temel amaç ailelerini geçindirmek ve biraz da para biriktirmek. O yıllardan beri Türkiye’yle bağlar hep sürmüş, bu süre zarfında en büyük sorunlardan biri de Türkiye’ye para göndermek olmuş, çünkü transferler aracı kurumların da araya girmesiyle büyük maliyetlerle yapılabiliyor ancak. Sadece maliyet değil, transfer noktalarında uzun kuyruklar beklemekten, yüksek kur farklarından, ekstra talep edilen komisyon ve benzeri gizli ücretlerden, buna rağmen karşılığını alamamaktan (günlerce süren transferler), farklı bankaya gönderimler için farklı ücretler talep edilmesinden, paranın hangi kurdan bozulacağını öngörememekten, yani transparan bir süreç olmamasından ve benzeri birçok konudan şikayetçiler. Ama dijitalleşmenin de etkisiyle, yeni çözümlerin devreye girmemesi işten bile değil tabi, özellikle son 10 yılda. TransferGo da işte bir önceki soruda, “nerede farklılaşıyoruz?” kısmında belirttiğim noktalarda anlamlı ve pratik çözümler sağlamış oldu. Biz ilk 2 yılımızda, çok güzel tepkiler aldık. İnsanların hayatlarına gerçek fayda sağladığımızı görmek bizi çok mutlu ediyor. 

Karantina günleri tüm dünyada devam ediyor. TransferGo, bu süreçte kullanıcılara ne tür katkılar sunuyor?

Özellikle bu son pandemi döneminde, fonksiyonel olarak ne kadar değer kattığımız ortada. Biz daha önce, zamandan kazanın, evinizden çıkmadan cep telefonunuzdan kolayca para gönderin derken, artık hayatınızı tehlikeye atmayın diyoruz. Yani konu rahatlıktan, zaman kazanmaktan öte çok daha yaşamsal bir noktada kritikleşti. Kimsenin Türkiye’deki sevdiklerine, ailesine, iş ortaklarına vb. para göndermek için sağlığını tehlikeye atmasına gerek yok. Dijital dönüşüm de bunu gerektirir zaten. Bunu en çok bu yıl Ramazan ayında gördük. Avrupa’daki göçmen popülasyonunu ikiye ayırabiliriz. Biri Avrupa’ya 1960’lardan itibaren göçmüş kitle, aslında dijitale biraz daha geç ısınan, şimdiye kadar para transferi ihtiyaçlarını daha konvansiyonel kanallardan, şubelerden ve para transferi noktalarından fiziksel olarak gerçekleştiren bir kitle. Diğeri son dönemde, beyin göçü diye tabir ettiğimiz akademik ve iş amaçlı taşınan ve dijitale çok daha yakın, aslında dijitale doğmuş kitle. Tabi bu pandemi döneminde, özellikle ilk grubun davranış değişikliğini gördük, artık onlar için de dijital dönüşüm zamanıydı. Ramazan ayında, Türkiye’ye yaptıkları fitre ve zekat gibi yardımlarını ve Türkiye’deki yakınlarına olan desteklerini aksatmadan göndermelerini sağlamaktan mutluluk duyduk. Tabi sorunları çözdük ve işimizi tamamladık demek değil bu, biz de yolda birçok şey öğreniyoruz. Mümkün olduğunca müşterilerimizin görüşlerini almaya, taleplerini duymaya ve bunları sırasıyla hayata geçirmeye çalışıyoruz.

Peki bu anlamda yeni gelen bir özellik var mı?

Evet, örneğin en son sadece Türkiye’de bir IBAN’a değil, tüm Mastercard sahiplerine de para gönderimlerini hayata geçirdik. Bu şu demek, artık Türkiye’de Mastercard logolu tüm kartlara da para transferi gerçekleştirebiliyoruz. Örneğin, siz Avrupa’da yaşıyorsunuz, anneniz Türkiye’de, genelde belli bir yaş üzeri IBAN’a sahip olsa da hesaplarına para geldiğinde, online bankacılık üzerinden harcamalarını veya ödemelerini gerçekleştirmek yerine, şubeye gidip sıraya girmek pahasına yine de fiziksel olarak parayı çekmeyi yeğliyorlar. Ancak bu yeni özellikle, siz onun banka hesabı yerine kredi veya bankamatik (debit) kartına para gönderdiğinizde, bu tutar karta artı bakiye olarak geçiyor. Yani harcamalarını direk sizin gönderdiğiniz tutar doğrultusunda da yapabiliyorlar. Veya yine Türkiye’de okuyan yeğeninizin veya torununuzun okul masraflarına destek olmak istiyorsunuz, onların kartlarına direkt para gönderebilirsiniz. Hatta sürpriz yapıp, bu ay kart ekstreni ben ödedim de diyebilirsiniz :)

Arkadaş Öner programınızın yoğun ilgi gördüğünü biliyoruz. Bu program hakkında bize bilgi verme şansınız olur mu?

Evet, Arkadaş Öner programımız, aslında başından beri aktif. Ancak son dönemde yoğun ilgi var, bu da yine pandemi nedeniyle evde geçirilen zaman, insanların farklı uğraşlara yönelmesi kaynaklı. Program, bir bağlılık ve üye kazandırma programı. Siz TransferGo müşterisi olarak, TransferGo’yı önerdiğiniz ve sizin davet kodunuzla kullanmaya başlayan her arkadaşınız için 12 EUR kazanıyorsunuz. Bu ödül tutarı her ülkenin kendi para birimi karşılığında yatıyor. Örneğin, siz Türkiye’de yaşıyorsanız, ama Avrupa’da birçok arkadaşınız var ve onları davet edip, kullanmalarını sağladıysanız, 12 EUR karşılığı TL tutarı yatıyor hesabınıza. Bunun için tek bir şart var, arkadaşınızın sizin davet kodunuzla kaydolduktan sonraki 6 ay içerisinde bir veya birden fazla transferde toplamda min. 60 EUR tutarında bir para transfer etmiş olması gerekiyor. Bunun güzel tarafı sadece siz değil, arkadaşınız da aynı tutarı kazanıyor, yani her iki taraf da 12 EUR ödül alıyor. Yani para transferi yaparken, aynı zamanda para kazanıyorsunuz. Mevcut durumun getirdiği sokağa çıkma kısıtlamaları nedeniyle iş kaybı, ücretsiz izin gibi başlayan finansal kaygılar, kişilerin gelirlerini sürdürmeleri için alternatif yollar aramasına neden oluyor, zaten bu dönem boyunca sık sık bu tür içeriklere denk geldik hepimiz. İlgili dönem karşılaştırmamızda yani pandemi öncesi ve sonrası olarak, Arkadaş Öner programıyla gelen yeni üye sayısında %288 artış olduğunu gördük. Sadece Avrupa’dan değil Türkiye’den de birçok kişi bu programı kullanarak yurt dışındaki arkadaşlarını davet ediyor. 

Bu keyifli röportaj için teşekkür ederiz. Okurlarımıza son olarak iletmek istediğiniz bir mesajınız var mıdır?

Ben teşekkür ederim. Şunu söyleyebilirim, bir hedef kitleyi en iyi kendi içinden gelen bir işletme anlar. Bundan kastım, biz de TransferGo olarak aslında göçmenlik olgusundan çıkmış bir şirketiz ve müşterilerimizin görüşlerine çok değer veriyoruz, onları yakından takip ediyoruz. Kurucularımız, Litvanya’dan İngiltere’ye göçmüş ve Litvanya-İngiltere arası ticaret yaparken, göçmen olmanın getirdiği birçok sıkıntıyla karşılaşınca, bu iş modelini hayata geçirmişler. Yani aslında kendi sorunlarından yola çıkarak, ülkesinden uzakta yaşayan tüm göçmenlere de alternatif bir para transferi çözümü sunmuşlar. Şu anda 5 ülkede, 29 farklı kültürden 200’ün üstünde çalışanı bulunan ve çoğunluğu göçmenden oluşan bir aile TransferGo. Üstelik 4 kişilik Türkçe olarak destek veren, bir Müşteri Destek ekibimiz de mevcut. Bu anlamda, müşterilerimizin sorunlarına ve taleplerine kulağımız açık. Dilediklerinde bize hello@transfergo.com veya sosyal medya sayfalarımızdan direkt mesaj atarak da ulaşabilirler. Türkçe, İngilizce ve Almanca dillerinin hepsinde destek veriyoruz. Yani kısaca iletişimde olalım.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

{{posts[0].title}}

{{posts[0].date}} {{posts[0].commentsNum}} {{messages_comments}}

{{posts[1].title}}

{{posts[1].date}} {{posts[1].commentsNum}} {{messages_comments}}

{{posts[2].title}}

{{posts[2].date}} {{posts[2].commentsNum}} {{messages_comments}}

{{posts[3].title}}

{{posts[3].date}} {{posts[3].commentsNum}} {{messages_comments}}

Bize Yazın